Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Referandumla nasıl bir yol haritası çizildi?

“Evet” oyların “hayır” oylardan fazla olması hiç önemli değildir.  Aksi gerçekleşse ve “hayır”cılar kazanıp “evet”ciler kaybetmiş olsaydı, onun da önemi olmayacaktı. Hele kazananın yüzde 51, kaybedenin yüzde 49 oy aldığı bir sonuçta hiç olmaz!

Türkiye “Başkanlık” sistemini oylamaktan ziyade inatlaşmayı oyladı. “Ben senden daha inadım!”

Pek farkında değiliz ama bugünkü referandumla Türkiye “Parlamenter Sistem”den “Başkanlık Sistemi”ne geçti ve bu süreçte; Padişahlık Dönemi’nden (Monarşi) Cumhuriyet Dönemi’ne geçtiği sürece yakın süreç yaşayacaktır. Buna hazır olmak lazım.

Verilen sözler var bir de…

 

Verilen sözler unutulur mu?

 

Hükümet “Güçlü Türkiye” olmayı, “evet” oyuna bağlamış ve “Evet, de; Türkiye’yi güçlü Türkiye yapayım” demişti. Sandıktan “Evet” çıktı ama yüzde 51/49 oranı; bu sözü verene, sözünden cayma hakkını verir mi?

İktidar “Benim istediğim oyu vermediniz, ben de büyük Türkiye sevdamdan vazgeçtim” der mi?

Şaka bir yana; vatandaş Ak Parti’ye önemli bir mesaj verdi; takkesini önüne koyup düşünmesi lazım. Ak Parti + MHP bir önceki seçimde toplam yüzde 61 oy almışlardı. Referandumda bu oran yüzde 51’e düştü!

10 puanlık erime Ak Parti’den mi? Yoksa her ikisinden mi?

Türkiye, Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Seçimini her ne kadar 2019 yılında yapacaksa da alıştırma mahiyetinde de olsa, “Başkanlık Sistemi” yavaş yavaş yürürlüğe girecektir. “İstim arkadan gelsin” denecek ve yeni sistem yürürlüğe girecek yani. Kanun mu? O nasıl olsa olur; vatandaş yetkiyi verdi nasıl olsa.

Bakanlar Kurulu toplantıları bundan böyle Saray’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanacaktır.  Binali Yıldırım da bu alıştırma sürecinde Başbakandan ziyade Cumhurbaşkanı Yardımcısı gibi davranacaktır.

Başbakan Binali Yıldırım yaptığı balkon konuşmasında “Biz bir ve beraberiz” dedi ve 80 milyonu kucakladıkları mesajını verdi ama burası Türkiye, sözü ile özü birbirini tutmaz! Balkonda “kardeşlik” sözü verir, sokağa indiğinde unutur verdiği o sözü.

Türk toplumu çok gerildi ve uçlara taşındı.

 

Erken seçim olur mu?

 

 

İktidar partisi balkonda verdiği sözü tutsa ve gerginlikleri asgariye indirme gayretine girse, muhalefet girmez.

Bir başka mesele de seçim meselesidir. Türkiye’nin 2019’u beklemesi oldukça zordur. Dolayısıyla “Seçim Kanunu” ve “Siyasi Partiler Kanunu”nu bir an önce gözden geçirmeli ve Türkiye seçime hukuki altyapısını kurmuş vaziyette girmelidir.

Daha doğru Türkiye “Hukuk Devleti” olmalıdır. Ak Parti’nin bu konuda sözü var.

Türk usulü Başkanlık Sistemi’ne adapte oluncaya kadar Türkiye oldukça fazla sancı çekecektir. Ne var ki, hukuki altyapı kurulurken kişiye özel giysi dikme gayretine girilmezse, bu sancı nispeten azalır. Türkiye’nin başı daha az ağrır.

Dolayısıyla İktidar Partisi’ne çok görev düşüyor, çok!

BizGençler