Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Rusya NATO üyesi yapılıp Türkiye çıkarılabilir mi?

Rusya’nın NATO dışında kalması için hiçbir neden kalmadı ama üye olması için çok neden sayabiliriz. Hatta son senelerde yaşanan ekonomik, siyasi ve askeri gelişmeler zaruret haline getirdi bu üyeliği.

Dünya hızlı bir değişimden geçiyor. Dünün komünist ülkeleri kapitalist oldu. Batı’nın sermayesi Doğu’da yatım yaptı. Doğu’dan Batı’ya beyin göçü yaşandı.

Batı ile Doğu, iktisadi işbirlikleri gerçekleştirdikleri gibi sosyal bağlarını da kuvvetlendirdiler.

NATO malum, “savunma” maksatlı askeri bir organizasyon ve 1949 yılının 4 Nisan günü Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü adı altında kurulmuştu. Demirperde ülkelerinden gelebilecek saldırılara karşı ortak savunma örgütüdür yani NATO.  

Rusya ve Çin hâlâ NATO üyesi değiller ama NATO üyesi ülkelerle ittifak içinde hareket ediyorlar ve en önemlisi de NATO üyesi ülkelere karşı tehdit unsuru olmaktan çıkalı da çok oldu.

Çin ve Rusya’nın NATO üyesi olmalarını gerektiren başka nedenler de var aslında.

Ekonomik ve sosyal barışın askeri ittifakla pekiştirilmesi müthiş bir güç çıkaracaktır ortaya ve bu gücü uzay sanayiinde değerlendirmeleri pekâlâ mümkündür. Su ve çevre politikaları geliştirmeleri de söz konusu olabilir.

 

NATO ha var, ha yok!

 

Yaşanan gelişmelere bakıp “NATO olmasa da olur” demek de mümkün aslında. Tehdit ortadan kalkmışsa, askeri güce niye ihtiyaç duyulsun ki?

Son senelerde zaten NATO’nun fazla bir işe yaradığı görülmüyor: Rusya – Ukrayna krizinde ha vardı, ha yoktu!

Irak ve Suriye’de de öyle; eğitim desteği vermekten öte bir şey yapmıyor.

NATO’ya bir çekidüzen vermenin vakti geldi.

Bunu yapmanın yolu ise ona “yeni bir düşman” bulmaktan geçiyor.

O düşman “İslam Ülkeleri” olabilir mi?

11 Eylül ile başlayan “terör” olayları, Müslümanların dünya kamuoyunda  “terör” ile birlikte anılma sürecinin “milad”ı oldu. İslamofobi de bu süreci hızlandırdı.

Batı, İslam ülkelerini “Terör Ülkesi” ilan eder ve toplam nüfusu 1 milyar 500 milyonu bulan ülkelerin “düşman” olduğu hususunda bir ittifak sağlamaları halinde NATO’ya ihtiyaç doğar.

El Kaide, Boko Haram, IŞİD, PKK gibi örgütlerin eylemleri zaten İslam ülkelerini düşman ilan etmeye hazırlanan güçlerin ekmeğine fazlasıyla yağ sürüyor.

 

Batı’ya düşman lazım

 

Dünyanın gidişatına yön veren siyaset mühendislerine göre  Batı’nın NATO’ya, daha doğrusu “Düşman”a ihtiyacı var. Batı toplumu “Ne düşman olsun, ne de NATO” dese dahi, silah tüccarları buna izin vermezler.  Onların silah satması lazım…

En iyi silah alıcısı da “düşman” ülkelerdir. Eskiden nasıl Demirperde ülkeleri tüm yatırımlarını savunma sanayiine yapmışlarsa yeni “düşman” ülkeler de yemeyip içmeyip silaha yatırım yapmaya mecbur kalacaklardır. Silah tüccarları tam da bunu istiyorlar işte!..  

“Düşman” varsa NATO ülkelerinin de o düşmana karşı silahlanması gerekmez mi?

Hâl böyle olunca silah tüccarına üretip satmaktan başka bir şey kalmıyor tabii?

 

Trump, Erdoğan ve Putin

 

İngiltere ve İtalya gibi ülkeler referanduma gitti ve o ülkelerin halkları globalleşmenin sembolü olan AB’ye “Hayır” dedi.

Ülke halkları statükocu yöneticilerin yerine Putin, Erdoğan ve Trump gibi radikal liderleri tercih etmeye başladı.

Toplumların içe kapanması ve milliyetçi söylemlerin öne çıkması halinde dünya ekonomisinde büyümenin durma noktasına gelme riski var ki, dünya ekonomisi zaten 2009 yılından beri yaşıyor o riski ve bir türlü çıkamıyor.

Batı ülkelerine bir “düşman” bulunursa, kendi aralarında birlik ve beraberliği tesis etmeleri sağlanmış olacaktır. Askeri tabirle, yan yana saf tutacaklardır.

 

Türkiye’nin yeri neresi?

 

Orta Doğu’da savaş ve terör böyle sürerse, Rusya ve Çin’in üye olduğu NATO yoluna devam eder, “düşman” ilan edilen İslam ülkeleri de tecrit hayatı yaşar.

“Olsun, hiç olmazsa sahip olduğu petrolün geliri kendisinin olur” dediğinizi duyar gibiyim. Keşke öyle olsa ama daha bugünden ABD de Rusya da alacağını aldı. Hatta kimin kime ne kadar silah satacağı dahi planlandı.

Burada sorulması ya da cevabının aranması gereken en önemli soru, “Böyle bir gerçekleşme durumunda Türkiye NATO ülkeleri arasında mı yerini alacaktır, İslam ülkeleri arasında mı” sorusudur.

 

 

 

 

 

BizGençler