Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Şaka değil, sistem değişiyor!

Meydanlarda esen rüzgâr seçmeni farklı yerlere savurdu. Vatandaş, bu savrulma esnasında nasıl bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu idrak edemedi.

Türkiye çok ciddi bir eşiğe geldi hâlbuki. “Parlamenter Sistemi” terk edip “Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi” için referanduma gidiyor ülke.

“Evet”çiler ve “Hayır”cılar, neden “Evet” ya da neden “Hayır”ın cevabını vermek yerine çok alâkasız mecralara girdiler.

Ak Parti seçmene seslenirken  “Her şey hazır” diyor. “16 Nisan’da Evet oyu ver; 17 Nisan günü sana büyük bir Türkiye hediye edeyim” havasını basıyor. Hoşluğa bakar mısınız?  CHP ise “Tek Adam” korkusu yayıyor.

CHP “Tek Adam” diyor. Ak Parti “Tek Devlet” diyor.

 

“İç” ve “Dış” mihraklar

 

“İç” ve “dış” mihraklar zaman zaman dillendirilirdi, referandum öncesinde fazlasıyla dillendirildi. Erdoğan “Avrupa, Kandil, İmralı ‘Hayır’ diyor. Varın diğer hayırcıları siz anlayın” diyerek; “iç” ve “dış” mihraklara gönderme yapıyor. Vatandaştan “evet” oyu kullanarak; Türkiye’nin büyümesine engel olanları çöpe atmasın istiyor. “Evet, kazanacak; Türkiye büyük bir ülke olacak!”

İnsan sormadan edemiyor: 14 senede yapamadığınızı bir günde nasıl yapacaksınız?

Bir ülke ekonomisinin büyümesi, yaptığı, Ar-Ge yatırımlarına ve teknolojik üretime bağlıdır. Bir de tabii inovatif düşünce lazım. Türkiye ihraç ettiği ürünlerden kilo başına 1.5 dolar kazanırken; Almanya, Japonya, Güney Kore gibi gelişmiş ülkelerdebu rakam 4.5 – 5 dolar. Lafla vatandaşı ikna etmek geçici bir süre mümkün ise de katma değeri yüksek üretim asla mümkün değildir.

 

Sorumlu Cumhurbaşkanı

 

Sormadan geçemeyeceğim bir soru da şu:  “Cumhurbaşkanı sorumsuzdu, şimdi sorumlu oluyor” deniyor. Ne demek bu?

Parlamenter Sistem’de icraattan sorumlu bir hükümet var; yürütme organı oydu. Hukuk dışına çıkacak olurlarsa, onlar yargılanıyorlar. Cumhurbaşkanlığı Hükmet Sistemi’nde ise hükümet yok. Onun yerine Cumhurbaşkanı var. Sorumluluğu olsun yani!

Bugünkü uygulamada Cumhurbaşkanı’nın yürütme sorumluluğu bulunmadığı ve tarafsız olması gerektiği için hukuki sorumluluğu yoktu, vatana ihanet dışında!

Şunu da söyleyip bağlayayım lafın kuyruğunu:

Ak Parti Hükümeti, geçmiş iktidarların Türkiye’nin kalkınması için çaba sarf etmediği imasında bulunuyor. Sarf ettiği sözler biraz daha karıştırılsa, içinden ‘ihanet’ iddiası dahi çıkar. Geçmişi kötüleyip kendisinin vatanseverliğine vurgu yapıyor ve gece gündüz çalıştığını iddia ediyor. “Onlar Türkiye’yi büyütemediler, ‘Evet’ deyin, ben büyüteyim” diyor.

 

Neden hiç sorgulanmıyor?

 

Bu konuda söyleyecek çok söz varsa da ‘Yok öyle bir şey’ demekle yetiniyorum. Geçmiştekiler de vatanperverdi ve tartışmaya mahal bırakmayacak kadar çalışkanlardı.

En çok neye şaşırıyorum, biliyor musunuz? Hadi Ak Parti İktidarı her şeyin hazır olduğunu ve bir ‘evet’le Türkiye’yi güçlü ülke statüsüne getireceğini iddia ediyor. Eh, siyasetçi, eder.

De… Onun bu sözüne inanan nasıl inanıyor? Neden hiç sorgulanmıyor?

 

 

 

BizGençler