Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Teknolojiyi kullanan yaşar, kullanamayan gider!

Türkiye’yi yönetenler bir türlü sen-ben kavgasını bir kenara bırakıp da ülkenin geleceğine odaklanamıyorlar!  Varsa yoksa “kayıkçı kavgası!”

Bereket versin ki, şirketlerimiz farklı; onlar öyle değiller. En azından bazıları öyle değiller!

Dün Türkiye’de 25’inci yılını tamamlayan Mikrosoft’un “Teknoloji Zirvesi” vardı. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirvede çok önemli meselelere dikkat çekildi ve Türkiye’nin geleceğine ışık tutuldu.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu’nun moderatörlüğünü yaptığı oturum mesela. Boyner Grup CEO’su Cem Boyner, Denizbank Finanasal Hizmetler Grubu CEO’su Hakan Ateş ve Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet Nane’nin katıldığı bu oturum; Türkiye’nin dünyaya dönük yüzünü görmemize yardımcı oldu.  Cem Boyner perakende sektörünün, Hakan Ateş finans sektörünün, Mehmet Nane de havayolu şirketinin global pozisyonu öyle güzel anlattı ki, Türkiye’nin dünyadan kopmadığını, tam aksine dünya markaları ile rekabet ettiğini görmemi sağladı. Gururlandım.

 

Ah, bir de devlet desteği olsa!

 

İş dönüp dolaşıp devletin dünyadaki değişime verdiği öneme gelip takılıyor ama olsun; şirketlerin kat ettiği mesafe hiç de azımsanacak bir mesafe olmadığı anlaşılıyor.

Bunu şunun için söyledim: Türk devleti kendi imkanlarıyla dünya devlerine karşı rekabet savaşı veren firmalara destek vermiş olsa, o firmaların çoğu dünya markası olur ama devleti yönetenlerde maalesef yok o sorumluluk?!.

 

Müşteri nerede ise işyerimiz orası

 

Boyner Grup CEO’su Cem Boyner, “Eskiden işyerimiz mağazamızdı. Şimdi müşterinin olduğu yer” dedi ve bu sözünü şu ifade ile netleştirdi: “Müşteri benim mağazamda iken, elindeki akıllı telefon ile başka firma ya da mağazaya sipariş veriyor. Ya da tersi” dedi.

Satışlarının yüzde 15’ini internet üzerinden gerçekleştirmeye başladıklarını ifade eden Cem Boyner, bu yüzde 15’lik satışın yüzde 70’inin ise mobil telefon üzerinden yapıldığı bildirdi.

Eskiden belli saatlerde açık olan mağazalar, internet sayesinde 365 gün 24 saat hizmet verir hale geldi. Bu dijital transformasyonu doğru ve yerinde kullanmayan firmaların hayatta kalma şansları gün geçtikçe azalıyor.

Cem Boyner, “Eskiden mağazacıydık. Şimdi neredeyse ‘teknoloji firması’ olarak anılacağız” dedi ve 2020 yılında mağazaya yaptıkları yatırımın dört katını internete yapacaklarına işaret edip konuşmasını “Müşterinin olduğu yerde olmak zorundayız” şeklinde bitirdi ki, çok doğru bir söz bu söz.

 

Çözümün adı teknoloji

 

Pegasus Hava Yollar Genel Müdürü Mehmet Nane ise teknolojinin önemini vurgularken; şu ifadeyi kullandı: “Talepler değişti. Birçok şey lüks olmaktan çıktı, ihtiyaç haline geldi. İhtiyacın olduğu yerde değişim oluyor. Değişimin olduğu yerde çözüm gerekiyor. Çözümün bugünkü adı, teknoloji oldu. Eğer teknoloji ile gelen değişimi göremiyorsanız dünya devi de olsanız gidersiniz.”

Koltuk satışlarının yüzde 56’sının internet üzerinden gerçekleştirildiğini ifade eden Nane, bu satışların yüzde 19’unun mobil cihazlardan yapıldığını belirtti. Nane, her yerde çok farklı fikirlerin var olduğunu savundu ve “Onları teknoloji sayesinde alıp hayatı kolaylaştırmak için kullanabiliriz” dedi.

 

Annem beni bankacı biliyor ama ben çöpçatanım

 

Denizbank Finansal Hizmetler Grubu CEO’su Hakan Ateş de “Annem beni bankacı biliyor ama ben çöpçatanım” esprisiyle başlattığı konuşmasında para ile müşteri arasında yaptığı çöpçatanlıkta elde ettiği başarıyı teknoloji sayesinde yakaladığının altını çizdi. Şirketlerin birbirlerinden destek alarak işlerini kolaylaştırdıklarını belirten Ateş, Microsoft ile beraber geliştirdiğimiz ürünleri 52 ülkeye sattık” dedi ve “Türkiye’nin neden teknoloji ateşesi yok” diye sordu. Çok yerinde bir soru.

 

İnsan mı? Yapay zekâ mı?

 

Endüstri 4.0 Devrimi (Dijital Dönüşüm) sürecinin başlamasıyla birlikte en fazla tartışılan konulardan biri de hiç şüphe yok ki, “Yapay zeka ve robotlar insanın yerine geçecekse, insan ne yapacak” sorusudur. Zirve’de bu sorunun cevabı da verildi. Microsoft Yapay Zeka Araştırma Birimi Direktörü Ece Kamar, “Yapay zekanın istatiksel öğrenme, model tanıma, büyük veri analizi, tanımlı ve tutarlı problemlerin çözümünde başarılı olduğu”na dikkat çekti ve hemen ardından da “İnsan kompleks soruların çözümünde rakipsizdir. Ayrıca hayal gücü insana mahsustur. Genelleme ve adaptasyon yeteneğine sahip ve sezgileri çok kuvvetlidir. Dolayısıyla yapay zekânın her alanda insanın yerini alması imkânsızdır.”

 

BizGençler