Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Tillo’nun manevi havası  

Tillo’nun manevi bahçesi oldukça geniştir. Her adımda yeni bir manzara serer önünüze. Kimi maddidir bu manzaraların kimi manevi ama hepsi de değerlidir. Kıymetsiz hiçbir şey yoktur yani Tillo’da.

 

Seneler önce gitmiştim Tillo’ya.

İsmail Fakirullah Hazretleri ve onun talebesi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Tillo’da meftunlar; senenin her mevsim ve gününde ziyaret edilir onların makamları, camileri ve türbeleri.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri manevi ilimlerde çok yüksek bir makama sahip olduğu gibi astronomi, tıp, fizik ve biyoloji gibi pozitif ilimlerde de oldukça ileriydi.

Tillo bugün 300 sene önce nasıl maddi ve manevi ilimlerin merkeziyse bugün de aynı hususiyetini devam ettiriyor.

Tillo’ya yeni medreseler inşa edilmiş ve ediliyor. Bu yuvalarda ilmin her türlüsü öğretiliyor gençlere ve hepsi şeffaf. Ayrıca hepsi halkın ve devletin denetiminde faaliyet gösteriyor.

İnşa edilen binaların her birisi birer sanat eseri olduğu gibi yerleştirilmesi de harika bir planlama örneği veriyor. Binaların tabiatla uyum içinde olması ve yörenin tabii güzelliklerini bozmaması da fevkalade önemli bir unsur olarak kendini gösteriyor.

Tillo’ya hem İsmail Fakirullah ve hem de Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin torunu olan Sait Kılıç’ın davetlisi olarak gittim. Grupta 60 kadar iş adamı vardı.

Sait Kılıç İstanbul’da lojistik sektöründe faaliyet gösteriyor ve sevilen bir iş adamı. Akrabalarının bir kısmı Tillo’da yaşıyor. Dayısı Feyzullah Toprak da Tillo’da. Toprak, fizik yüksek mühendisi ve uzun yıllar bürokrat olarak hizmet vermiş. İbrahim Hakkı Hazretlerinin hem pozitif hem manevi ilimlerini en iyi şekilde götüren bir ilim adamı.  Yeğeni Sait Kılıç’ın misafirlerine mükemmel bir ev sahipliği yaptı. Bölgeyi ve dedelerini anlattı. Manevi sırlarından söz etti.

Tillo inanç turizmi yönünden oldukça önemli bir bölge. Ziyaretçilerin sadece manevi havayı teneffüs etmeleriyle yetinilmemiş; beldenin tabii güzelliklerini görmeleri için de önemli yatırımlar yapılmış, yapılıyor.

Tillo’nun içinden Botan Çayı geçiyor ve çevresi sarp dağlarla çevrili. Botan Çayı’nın suyu yine Tillo’da inşa edilen Alkumru Barajı’nda tutulmaya başlandı. Tillo’nun doğusundaki dağlık bölge çok dik yalıyarla kesiliyor ve yüzlerce metre aşağıda Botan Çayı akıyor. Platonun muhteşem manzarasına doyum olmuyor. Orman, su ve gökyüzünün buluşması baş döndürücü bir panorama oluşturuyor. Cam bir platform yapılmış. O platforma çıkan hem o uçsuz bucaksız ufku seyretme imkânı buluyor, hem de aşağıdaki baş döndürücü manzarayı seyretme.

Tillo’da ayrıca tarım ve hayvancılıkta da önemli adımlar atılmış. Hayvancılık ve bal üretimi oldukça önemli bir yer alıyor Tillo ekonomisinde.

Bölgede sadece Tillo yok tabii. Güneydoğu Anadolu tarih, kültür ve tarım zincirlerinden oluşuyor. Medeniyetlerin beşiğidir hepsi.

İki gün süren yolculuğumuz Batman’dan başladı. Hasankeyf’e gittiğimizde bizi bir hüzün sardı. İki sene sonra su altında kalacak olan tarihi eserler insanın yüreğini parçalıyor.

15 bin sene öncesinin izlerini taşıyan, birçok medeniyetin ihtişam ve zenginliğinin yansıması olan o eserlerin dünya insanlarından koparılıyor olması gerçekten acı verici.

Mezopotamya insanlığın tüm izlerini taşıyan bir bölgedir. Tarım bu bölgede başladı. İlk para bu bölgede basıldı. Modern ve mozaiklerle süslenmiş şehirler burada kuruldu. En görkemli binalar bu bölgede inşa edildi. Büyük savaşlar burada yaşandı. Edebiyat bu bölgede şekil aldı. Dinler yine bu bölgeden çıktı.

Dünyanın ilk üniversiteleri bu bölgede kuruldu. Tıp, fizik, matematik, astronomi, kimya ilmi bu bölgede gelişti. Baharat ve İpek Yolu bu bölgeden geçti ve bölgenin zenginleşmesini sağladı.

Türkiye son 20 yılda  “kum-deniz-güneş” turizminde bir numara oldu. Dünyanın en yeni ve en güzel otelleri Türkiye’de bulunuyor. Bu otellerde dünyanın en iyi hizmetini almak mümkün… Şimdi buna tarih, kültür ve inanç turizmini de ilave etmenin vakti geldi.

Midyat’ın başka yerde bir örneği daha olmayan konakları ve Mor Gabrial gibi manastırları görenleri hayran bırakıyor. Taş işçiliği, tel kari ve kuyumculuk gibi el sanatları hâlâ canlı ve modern çizgilerle zenginleşerek yoluna devam ediyor.

Bölgenin yeme içme kültürü zaten emsalsiz. Her türlü et ve zentinyağlı yemekleri parmak ısırtan cinsi.  

Yapılacak olan tek şey bu değerleri yatırıma dönüştürmek.

Sait Kılıç bunun için bir hareket başlattı. Arkası gelir inşallah.

 

 

 

 

 

BizGençler