Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Tosun Mehmet mi suçlu, devlet mi?

Mehmet Aydın isimli bir “tosun” kurduğu Çiftlik Bank ile 132 bin 222 kişiden tamı tamına 1 milyar 140 milyon lira dolandırdı. Bu büyük vurgunu 27 yaşındaki tosun tek başına yapmamış tabii. Örgüt kurmuşlar. Çiftlik Bank’a yönelik soruşturma başlatan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 16 şüpheli ile sistemde işlem yapan 3 firmanın malvarlığına el konulduğunu bildirdi.

“Tosun Bank” mağdurları savcılıklara müracaatta bulundular. Bu mağdurlardan birine savcılık şöyle bir cevap verdi: “Kısa sürede çok para kazanma hevesine giren şikâyetçinin kendi hatasından kaynaklı mali sorumlulukları telafi etme mercii devle kurumları değildir.”

Bir haftadır Türkiye gündemini işgal eden bu “Çiftlik Bank” konusu daha uzun müddet tartışılacağa benziyor. İleride filmi de çekilirse şaşmam!

Savcının “tosunzede”ye verdiği cevap aslında konunun en önemli noktası: “Bam teli!”

Savcının işaret ettiği gibi çok para kazanma hevesine kapılan “hırslı” ve “tamahkâr” insanlar mı suçlu? Onların “hırsını” kendi “hırsına” alet edenler mi?  Yoksa “denetim” görevini yerine getirmeyen devlet mi?

Bence “denetim” görevini yerine getirmeyen “devlet” suçlu! Neden suçlu onu da söyleyeyim:

Dünya genelinde yapılan araştırmalarda şöyle bir sonucu varılmış: Bir kısım insan varmış ki, önlerinden “altın” aksa dönüp bakmazlarmış ve bunların oranı yüzde 10’muş. Bir de yüzde 5 varmış ki, elini ayağını bağlasan gene de “nasıl suiistimal yaparım” diye düşünür; fırsatını bulur bulmaz da eyleme geçermiş! Geriye kalan yüzde 85 ise “olur mu öyle şey”cilermiş: Suiistimal yapmayı düşünmezlermiş ama sistemin zafiyetini fark eder ve ellerinde fırsat da varsa, yaparlarmış. Kendilerine göre vicdanlarını rahatlatacak bahaneleri de olurmuş: “Zaten hakkımı yiyorlardı” ya da “çocuklar okulu bitirinceye kadar yapar, sonra bırakırım” derlermiş mesela.

Onun için uzmanlar, “Aman ha aman” diyorlar. “Mutlaka sistemi kurun.” Sistem dedikleri de denetim! Tartışmasız gerekli olan o denetim, yüzde 5 için kuruluyor belki ama yüzde 100’ün huzuru sağlanıyor. Kurulmadığı zaman ise tam aksi oluyor ve yüzde 100’ünhuzuru bozuluyor!

Siyasette de durum aynı. “Bana fırsat verin 5 senede terörün kökünü kazıyayım” ya da “Bize bir 15 sene daha verin, ömrünüz 3.5 sene uzasın” diyen bir siyasi lidere vatandaşın oy verip onu iktidara getirmesi suç değildir ama vatandaşın o lidere “planını programını bir görelim” deme kültürünü aşılamayan devlet suçludur. Devlet olmak kolay değildir yani!

BizGençler