Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türkiye, Arjantin olur mu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 seneyi geçkin bir süre boyunca “Türkiye’nin IMF’ye borcunuz biz ödedik” sözünü çok kullandı. O yetmedi, “Arkadaşlar ‘IMF bizden borç istiyor, verelim mi’ diye sordular; ‘verin’ dedim” diye de övündü.

Düşmez kalkmaz bir Allah!..

Arjantin de 1900’lü yılların sonunda tıpkı Türkiye gibi IMF’nin kucağındaydı. 2000’li yılların başında yabancı yatırımlar sayesinde o da IMF’ye borcunu ödedi ve kucaktan kalktı. Daha sonra dünyada para bollaştı ve Arjantin’in IMF’ye hiç ihtiyacı kalmadı.

Fakat özelleştirmeden elde ettiği ve düşük kredi yoluyla sağladığı paraları doğru yatırımlara yönlendiremeyen Arjantin yeniden IMF’nin kucağına düştü ve 8 Haziran 2018 günü IMF ile üç yıllığına 50 milyar dolarlık bir Stand-by anlaşması imzaladı.  

Soru şu: Türkiye de (yaşı benzemesin) tıpkı Arjantin gibi IMF ile stand-by anlaşması imzalamaya mecbur kalır mı?

 

Ak Parti, Ay’a kadar dört şeritli yol inşa etti

 

Bu sorunun cevabını vermek oldukça zor! Zor çünkü toplumda Ak Parti’ye, bilhassa Erdoğan’a karşı müthiş bir güven var. Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın  “Cumhurbaşkanımız çıksa, şuradan Ay’a kadar 4 şeritli yol yapacağım’ dese vatandaşımız inanıyor” şeklindekisözünü yabana atmamak lazım. Vatandaşta böyle bir güven varken, “Erdoğan Hükümeti IMF ile anlaşma yapmaya mecbur kalabilir” demek, pek inandırıcı olmaz! Hatta ezkaza diyen olursa, anında  “hain” ilan edilir o kişi ve taşlanır!

Teknoloji çok gelişti. Bankalar, kendi aralarında Kredi Kayıt Bürosu’nu (KKB)  kurdular. KKB, verdiği kerdi kartı sayesinde tüketicinin ödemelerini takip ediyor. Ödeme disiplinini, harcamalarını, seyahatlerini, hatta sağlık durumunu dahi inceliyor ve ona göre not veriyor. Tüketici, ödemelerini aksatmışsa kredi notu anında kırılıyor ve kredi talebinde bulunması halinde “Kredi notunuz düşük” cevabı veriliyor kendisine!  

Tüketici istediği kadar “Ben KKB’yi tanımıyorum. Benim için yok hükmündedir” desin. Banka, KKB raporuna bakıyor.

KKB’nin kuyruğunu Moody’s’e bağlamak istiyorum. Moody’s malum uluslararası bankaların kurduğu bir kredi derecelendirme kuruluşudur. Kredi verecek olan banka, Moody’s’in verdiği nota göre değerlendirme yapıyor.

 

Vatandaş Erdoğan’a güveniyor am Moody’s güvenmiyor!

 

Erdoğan iki senedir “Moody’s yok hükmündedir” dedi ve yoluna devam etti. Vatandaş Erdoğan’ın sözüne güvendi ve onu tekrar iktidara getirdi. Moody’s ise vatandaşın Erdoğan’a gösterdiği güveni göstermedi ve tam aksi rapor verdi. Türkiye’yi Arjantin, Gana, Moğolistan, Sri Lanka, Zambiya ve Pakistan ile aynı kategoriye soktu. Bu yedi ülke cari açığı yüksek, çok fazla dış borç ödemesi olan ve döviz cinsi borcu yüksek ülkeler statüsünde görüyor ve Türkiye’nin döviz borcunu ödemesinde döviz rezervi kaybına neden olacağına işaret ediyor. Risk yüksek yani!

Erdoğan, Mayıs ayında İngiltere ziyareti esnasında “Merkez Bankası ile daha yakından ilgileneceğim” dedi ve dolar 4.90’a fırladı. Dolar/TL 4.60’a gerilemesi için Merkez Bankası rezervinden 9 milyar dolar erimesi gerekti. Faiz ise yüzde 4.25 puan arttı. Bu da gösteriyor ki, esip gürlemekle piyasa istikrara kavuşmuyor. Tam aksine, istikrarsızlaşıyor!

 

 

BizGençler