Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türkiye dünya lideri; öyle mi?

Türk toplumunda şöyle bir anlayış var. “ABD ve Avrupa’nın sonu geldi. Battı batmak üzereler.” Çok yaygın bir anlayıştır bu. Toplumun ahir ekseriyetinde vardır bu kanaat: “Onlar batacak, Ortadoğu dünya lideri olacak!”

Son senelerde çok daha öne çıktı bu anlayış. Hem ayrıca liderin adı da netleşti: Türkiye! Anlayın işte; Türkiye deyince, akla, Tayyip Erdoğan geliyor ya. Lider o yani.

De…

Bu işin nasıl olacağını anlatan yok pek ancak şurası kesin: “Onlar battı batıyor, Erdoğan dünya lideri oldu oluyor.” Az sonra!

Batmak üzere olduğu söylenen ABD ve onun lideri Donald Trump var ya; hani şu Beyaz Saray’daki günlerinin sayılı olduğu söylenen ve “bu sene sonuna kadar ya kalır ya kalmaz” denilen Trump, Çin ile “rekor” bir ticari anlaşmaya imza attı. İmzalanan anlaşma tamı tamına 250 milyar dolar tutarında…

Trump ile Suudi Arabistan arasında gerçekleştirilen 110 milyar dolarlık silah anlaşmasının mürekkebi de henüz kurumadı. Uzun vadede 400 milyar doları bulan bir anlaşma ayrıca bu. Trump’ın Katar’ı köşeye sıkıştırıp onlarca uçak sattığını da hafızlardaki tazeliğini koruyor. Hakeza Japonya ve Güney Kore; onlara da sattı.

Adam nereye gitse uçak ya da silah satıyor. Hem de 100 milyar dolarlarla ifadesini bulan meblağlarla satıyor.

Türkiye, Rusya’ya 3-5 sandık domates satabilmek için atmadığı takla kalmadı. Sırbistan’dan et, Bulgaristan’dan saman, Rusya’dan buğday ithal edip gününü gün ediyor.

Kafalar tam burada karışıyor işte: Türkiye, et ithal ettiği için mi lider olacak? Yoksa saman mı?

Ha, “Ey Amerika”, “Ey Almanya” dedi. Onların etkisi olur mu acaba? Sanmam. O kadarcık kostaklanmaya dahi çok ağır bedel ödedi.

Başbakan Binali Yıldırım, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Beyaz Saray’da bir saat 20 dakika görüştü. Somut bir tek karar çıktı; o da ABD’den geldi. “PYD/YPG bizim müttefikimizdir ve devam edecek bu ittifak.”

Hâlbuki Başbakan Yıldırım’ın koltuğu altında ne dosyalar vardı. “PYD/YPG teröristtir. Onları terörist olduğunu kabul edin ve onlara silah vermeyin”, “Fetullah Gülen’i Türkiye’ye iade edin”, “Vize Krizini bitirin”, “Rıza Zarrab – Halk Bankası Davası’nı sonlandırın.” Bunların hiçbirisi olmadı. Başbakan Binali Yıldırım, eline elma şekeri tutuşturulmuş çocuk misali “Çok samimi, çok içten görüşmeler oldu” deyip sustu.

Bu diplomasi ile mi lider olacağız?

BizGençler