Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türkiye neden hep kaybediyor?

Sovyetler Birliği dağılınca Litvanya, Estonya, Letonya, Beyaz Rusya, Moldovya, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi devletler kuruldu. Bu devletlerin çoğu yol yordam bilmedikleri gibi hazineleri de tamtakırdı.

 

Türk uyruklu ülkeler daha o gün Türkiye’ye yanaştılar ve başlarına Türkiye sempatizanı yöneticiler getirdiler.

Turgut Özal 9 Kasım 1989 günü Cumhurbaşkanı seçilmişti. George H. W. Bush ise 20 Ocak 1989 tarihinde ABD Başkanı olmuştu.

Daha başbakanlığı döneminde Türk cumhuriyetlerine dost eli uzatan Özal, cumhurbaşkanlığı döneminde de onlarla sıcak ilişkiler sürdürdü. Türk cumhuriyeti ülkelere Eximbank kanalıyla az da olsa kredi de verdi ama o günlerde Türkiye’nin kendisi muhtaçtı ve milyonlarla ifade edilen mütevazı kredileri almak için takla üstüne takla atıyordu.

Hâl böyle olunca Türkiye, Türk cumhuriyetlerine verdiği krediyi uzun vadeye yayamadı ve onları bayramda gördü istedi, düğünde gördü istedi.

Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülkelerin finansmanı o kadar çok ihtiyacı vardı ki, Türkiye’nin verdiği 3-5 milyon dolar kredi dişlerinin kovuğunu bile doldurmuyordu. Birçoğu bir şekilde Rusya ile flörte başlamak zorunda kalmıştı.

Turgut Özal gelişmeleri yakından takip ediyor ve ülkelerin birer ikişer Rusya ile dostluklar kurmasından korkuyordu.

Nitekim öyle de oldu. Birer ikişer Türkiye dostu liderler gitti, Rusya dostu liderler geldi.

Her şey bitmiş sayılmazdı. Özal, ABD Başkanı Bush’a (Baba Bush) durumu anlatmaya çalıştı ama Bush’un aklı basmadı bu gelişmelere.

Hâlbuki 15 – 20 milyar dolar o gün çok şeyi değiştirir ve Türk cumhuriyetlerinin hemen hepsini Rusya ile ittifak kurmaktan uzak tutardı ama olmadı.

Türkiye’de ABD de tabii kaynakları zengin olan ülkeleri kaybetti.

 

Arap Baharı

 

2010 yılında “Arap Baharı” diye bir rüzgâr esti. Güya özgürlük rüzgârıydı bu ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine demokrasi getirecekti.

Laf!

Bal gibi petrol ve doğalgaz rezervini kontrol etmeye yönelikti.

Bu kez ABD sahadaydı ve kuralı o koyuyordu.

ABD Başkanı Obama, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yanına aldı ve iki müttefik ülke Orta Doğu’ya doğru inmeye başladı.

ABD’nin tek başına bölgeye girmesi imkânsız denecek kadar zordu. Türkiye onun girişini kolaylaştırmakta rol oynayacaktı. Öyle de oldu.

“One Minute” ile başlayan açılım başka unsurlarla desteklendi ve Türkiye ile birlikte ABD bölgenin derinliklerine nüfuz etmeye başladı.

Türkiye bunu kabul edemedi. ABD niye kamburu olsundu ki?

Türkiye, ABD’yi silkeledi.

ABD de Mısır başta olmak üzere Türkiye’yi yalnızlaştırdı ve Türkiye bölgeden çekilmek zorunda kaldı.

Türkiye için 2010’daki o büyük proje ve geniş hedefler kayboldu, yerine “Türk – Kürt” kavgası kaldı.

Hasılı kelam Türkiye 1990’lı yıllarda başka, 2000’li yıllarda başka nedenlerle kaybetti. İşin özü bu: Türkiye kaybetti!

 

 

 

 

BizGençler