Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türkiye’nin dediği mi birbirini tutmuyor, ABD’nin mi?

Türkiye, PKK’nın Suriye uzantısı olan PYG/YPG’yi tehdit unsuru kabul ediyor ve müttefiklerinden de aynı görüşü paylaşmalarını istiyor. Bugüne kadar hiçbir ülke bu konuda olumlu adım atmadı!

ABD mesela. Terör örgütü saymadığı gibi PYD ile ittifak yaptı ve onun silahlı kanadı olan YPG’ye 30 bin kişilik bir orduyu donatacak silah ve zırhlı araç yardımı yaptı. Hem de en son modeldi hepsi.

Geçen hafta sonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayan ABD Lideri Trump, “YPG’ye silah göndermeyi durduklarını” bildirdi. Bizim siyasetçilerin etekleri zil çaldı, diplomasinin merkezi olan Dışişleri Bakanlığı’nda göbek atanlar oldu. Yarım ağız “arazideki uygulamasını göreceğiz” filan denmişse de Trump’ın bu sözü “Eski günlere geri dönüldüğü” şeklinde yorumlandı ve ABD’nin PYD’yi elinin tersiyle ittiği gibi bir duygu yaşandı.

“Ortak frekans yakalandı” diye beyanat üstüne beyanat verildi.

Onların bu haline gülsem mi ağlasam mı karar veremedim! Adam “YPG’ye silah yardımını kestim” dedi, bizimkiler “PYD ile yollarımızı ayırdık” anladı. Bu kadar olur yani?

Baktılar olmadı dün Pentagon bir açıklayıcı bir mesaj gönderdi; “PYD ile ittifakımız devam ediyor. Birlikte çalışmayı sürdüreceğiz” diye.

Türkiye’de geçimini siyasetten sağlayan, burnu Kaf Dağı’nda dolaşan çokbilmiş diplomatlarımız işi pişkinliğe vurdu: “Trump kendi bakan ve bürokratlarına söz geçiremiyor! Sürekli ters düşüyorlar!”

Şark kurnazlığının daniskası!

Gülme işini kargalara bırakıp sap ile samanı ayırmaya devam ediyorum.  Taşları yerli yerine oturtalım ki, mozaik anlaşılır olsun.

Trump’ın dediği ile ABD’nin Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı’nın çatı adı olan Pentagon’un dediği arasında fark var ise de tezatlık yok bir kere; bunun altını kalın çizgilerle çizmekte fayda var.

Trump “silah yardımı yapmayacaklarını” söylüyor. Pentagon ise “ittifakımız devam ediyor” diyor. Birisi “YPG’yi silaha boğduk. Kışlaları silahla dolup taştı, koyacak yerleri kalmadı. Başka göndermeyeceğiz” diyor. Diğeri “Silah desteği verdiğimiz YPG ile birlikte çalışmaya devam edeceğiz” diyor.

Bu niye böyle biliyor musunuz?

Dış politika, iç politikaya malzeme yapılıyor da ondan!

En yakın bir örneği de Rıza Sarraf olayı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün partisinin Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “ABD’nin şarlatan Zarrab’ı Türkiye’ye iade etmesini istiyoruz” buyurdu. Sarraf’ı Türkiye’nin yargılaması lazımmış!

Günaydın!

Türkiye’den gitti. Hem de “sütten çıkmış ak kaşık” gibi “tertemiz” gitti. Elini kolunu sallaya sallaya çıkıp gitti.

Devlet Bahçeli, ittifak içinde olduğu Ak Parti ağzıyla konuşuyor ve Sarraf olayını “milli mesele” diye tanımlıyor! ABD, Sarraf üzerinden Türkiye’yi vuracakmış!

Ancak kargalar güler buna…

BizGençler