Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türkiye'nin "Hukuk"a ihtiyacı var!

Rusya ile buzlar ermiş, İsrail ilişkileri düzene sokulmuş “Suriye” ve “Mısır” ile de iyileşme sürecine girilmişti.

 

Tam ümitler yeşermişti ki “15 Temmuz Darbe Girişimi” yaşandı!

Türkiye krizlere alışkın bir ülkedir. Darbe de dâhil sayısız kriz yaşamış ve bağışıklık kazanmıştır. Bunun da üstesinden gelecektir mutlaka.

Da… Her geçenin delip geçtiği gibi bu da delip geçecektir.

Hayat devam ediyor: Her şeye rağmen olumlu düşünmek ve geleceğe ümitle bakmak lazım.

“Zararın neresinden dönülürse kârdır” diyebileceğimiz ya da “ehven-i şer” diye değerlendirebileceğimiz olumlu gelişmeler de var çünkü.  

Adına “darbe” veya “kalkışma” denilen olay 15 Temmuz Cuma günü akşamı gerçekleşmişti ve piyasalar tatildeydi bir kere.

Merkez Bankası tedbirini aldı: Henüz piyasalar açılmamışken, finans piyasasının ihtiyacını karşılamak maksadıyla gerekli likiditenin sağlanacağını açıkladı. 50 milyar dolar seviyesindeki mevcut limitin arttırılabileceğini ve kullanım şartlarında iyileştirme yapılabileceğini bildirdi.

Uzak bir ihtimaldi ama “Vatandaş bankalardaki mevduatını çeker mi” diye böyle bir tedbir alınmıştı ama korkulan olmadı. Vatandaş bu konuda da vakarlı duruşunu bozmadı ve soğukkanlı davrandı.

Piyasaların kapalı olduğu Cumartesi ve Pazar günü döviz fiyatları yükselmiş, dolar 3.05 liraya kadar yükselmişse de bugün (18 Temmuz 2016) neredeyse eski seviyesine indi ve 2.93’lerde seyretmeye başladı. Daha da aşağı inmesi bekleniyor.

Türkiye’de ve global piyasalardaki olumlu gelişmeleri dikkate alan Merkez Bankası her oturumunda faiz oranlarını 50 baz puan da olsa aşağı çekmeye başlamıştı.

Türkiye’nin uluslararası bankalardan borçlanmasında herhangi bir sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum. Tam aksine yabancı bankalar bunu fırsat bilip daha fazla borç vermek isteyeceklerdir. Faizlerin yüksek olması şartıyla tabii…

Olumlu gelişmelerin en önemlisi elbette ki, teşebbüsün etkisiz hale getirilmiş olmasıydı. Türkiye kısa sürede yaralarını sürüp yoluna devam edecektir mutlaka.

İki ana olumsuz gelişmeyi ise şöyle sıralamak mümkün:

1)      Bir kısmının gelmeye başladığı, diğer kısmının da 3-5 ay içinde geleceği ümit edilen turist sayısının eski rakamlara ulaşması zorlaştı!

2)      Türkiye’ye doğrudan yatırım için gelen yabancı sermaye miktarında zaten düşüş yaşanıyordu bu hareketten sonra daha da düşeceğini söyleyebiliriz!

Türkiye’nin bu iki olumsuz meseleyi olumluya çevirmesi ve sahip olduğu potansiyeli harekete geçirip adını gelişmiş ekonomiler listesine yazdırması için tek bir şey yapması gerekiyor: Hukuk! Türkiye’nin “hukuk devleti” olması şarttır. Bu da hukuki alt yapının doğru tesis edilmesiyle mümkündür.  

Türkiye şayet gerekli reformu yapar ve  “Hukuk Devleti” olduğunu dost düşman herkese gösterebilirse, birkaç sene içinde “Orta Gelir Tuzağı”ndan çıkar. Ayrıca dünyanın en sağlam ekonomisi olur ve adını istikrarlı ülkeler arasına yazdırır.  

 

 

 

 

BizGençler