Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türkiye şişme kahramanlar ülkesi mi olacaktı?

Bizim çocukluğumuzun oyunlarıyla, şimdinin çocuklarının oyunları birbirine hiç benzemiyor. Biz birdirbir, uzuneşek oynuyor, topaç çeviriyorduk. Şimdinin çocuğu akıllı telefon ve tabletle oynuyor.

Her ikisi de kendi dönem ve şartları içinde doğru. Bizim dönemimizde insanlar daha çok kas gücüyle çalışırlardı ve oyunlar da bizleri geleceğe hazırlayan aktivitelerdi. Dolayısıyla kas gücünü arttırıcı özellikler taşırdı. Bugünün iş alanı ise internetle, yazılımla şekillenmiş durumda: Kapıda “Endüstri 4.0 Devrimi” var.

Güreş de öyle. Türk milleti asker bir millettir. Gençleri güreş sporundan daha iyi askerliğe hazırlayan ne olabilir ki?

Çocukları, gençleri etkileyen oyun ve spor olur da toplumu etkileyen söz ve hareket olmaz mı? Oluyor tabii?

Topluma her gün “Siz kahramansınız” derseniz toplumun fertleri kendilerini “kahraman” görmeye başlarlar. Fena mı? Değil ama dozunda bırakılmışsa!

“Algı yönetimi” diye bir şey var.

“Bir adama 40 gün deli dersen deli olur” misali vatandaşa her gün “Kahraman” dersen, kahraman olup çıkar. Öyle de oluyor zaten. Türkiye kahramanlar ülkesi oldu!

Ak Parti İktidarı vatandaşa “Sen efendisin, ben de senin hizmetkârınım” diyor. “Sen kahramansın, ben de senin neferinim” diyor. Bu iltifatların algılanması da elbette ki “kahraman”a yakışır şekilde oluyor!

Sürekli bu iltifatlara maruz kalan vatandaş arasında kendini “mahallenin hamisi” yerine koyanı mı ararsın, “karar vericisi” yerine koyanı mı? Parkta yürüyen kadını “tokatlayan” ya da minibüsteki kızı “tekmeleyen” işte o kahramanlardır!

Kahraman vatandaş mahallesinde, sokağında, minibüste, parkta kendi kuralını koyuyor ve hiç vakit geçirmeden uygulamaya başlıyor. Kanun hak getire!

Türkiye’nin kahramandan ziyade “üreten”e ihtiyacı var hâlbuki. İktidar madem algı yönetiminde başarılı oluyor; bu hünerini “inovatif düşünce” konusunda göstersin.

 

 

BizGençler