Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Türkiye'ye kötü haber

“Ucuz İşçilik Devri” bitiyor!

İş adamısınız ve ofisinizde oturmuş iş programlarınızı gözden geçiriyorsunuz. Asistanınızın içeri aldığı iki genci görünce gayriihtiyari saatinize bakıyorsunuz. Tam 10. Ne bir dakika ileri, ne bir dakika geri.

İstanbul gibi bir şehirde bu dakik insan görmeyeli seneler olmuş. Takdirle bakıyorsunuz sizi doğru yaklaşan bu iki mütebessim gence. Sporcu çevikliği var ikisinde de… Biri erkek, biri kadın… Gösterilen yere bir tüy gibi yerleşiyorlar.

Her ikisi de kendinden emin ve göz teması kesmeden size bakıyorlar.

Randevu talep etiklerinde iş görüşmesine geleceklerini bildirmiş oldukları için “Efendim” deyip konuya giriyor erkek olanı.

“Sizden yemek istemem, su istemem. Çay ya da kahve alışkanlığım yok. İşe başlar hiç mola vermeden 12 saat çalışırım. Gerek görürseniz aynı tempoyla bir 12 saat daha çalışırım.”

Davranışları karşısında zaten şaşırmış durumdasınız. O şaşkınlığın üstüne bir de böyle söz işitmek sizi şoka sokuyor tabii.

Genç kadına dönüyorsunuz. O da size bakıp hafifçe gülümsüyor. “Çocuk doğurmam” deyiveriyor birdenbire. Bu sözde meydan okuma diye bir durum yok. Sendika temsilcilerinin o kafa tutmaları da yok. Sadece durum tespiti…

Ardından şu açıklama geliyor: “Emzirme izni talep etmem. 24 saatim aynıdır. Ne tempo düşüklüğü yaşarım ne de baş ağrısı gibi problemlerim vardır. Doktor gitme alışkanlığım da yoktur.”

Bakışlarınız genç kadına çakılıp kalıyor. Gülünecek bir haldesiniz ama gençlerin her ikisinin duruşu da aynı; hafif mütebessim bir vaziyette duruyor ve saygılı ifadelerini hiç bozmadan size bakıyorlar.

Genç adam “Biz grev yapmayız. İhbar ya da kıdem tazminatı istemeyiz” diyor karşısındaki genç kadına bakarak. O da “evet” anlamında hafifçe başını sallıyor.

Siz oturduğunuz yerde şeyler bir sallanıyor ve “Siz makine misiniz” diye soruyorsunuz. Aynı anda her ikisi de  “Robot” diyor ve size bakıp göz kırpıyorlar.

Endüstri 4.0 Devrimi denen kavram bu işte. Fabrikalarda robotlar çalışacak artık. Birbirine bağlı sistemler internet aracılığıyla irtibat halinde çalışacaklar ve insanın yaptığı hemen her işi yapacaklar.

Geçmişte malum üç endüstri devrimi yaşandı. 1) Buhar 2) Elektrik 3) Dijital devrim. Bu üç devrim insana yardımcı gelişmelerdi. Dördüncü endüstri devrimi ise insanın yerine geçen bir sistemin adı. Düşük maliyetli, az yer kaplayan, az enerji harcayan ve insan kadar akıllı bir sistem.

Endüstri 4.0 Devrimi diğer üç devrim gibi insanlara yardımcı sistemler olmadığı gibi o üç devrim gibi uzun senelere de ihtiyaç duymuyor. Başladı ve hemen her an yoğun bir şekilde işlemeye başlayabilir.

Almanya mesela. Vietnam’daki ayakkabı fabrikalarını yeniden kendi ülkesine taşımaya başladı. Hani, “Ucuz işçilik” diye bir mefhum vardı ya, o buhar oldu. Robotlarla rekabet edecek insan yok dünya yüzünde!

Türkiye de “Ucuz İşçilik” avantajıyla ayakta duran ülkelerden biriydi. Tamamen kayboluyor bu avantaj!

Peki, Türkiye’nin ne yapması lazım?

Günün en can alıcı sorusu bu: Türkiye ne yapmalı?

“Türkiye bastırır parayı, o robotlardan satın alır” demeyin sakın!

Robotlar çok pahalı!

Madem öyle, ne desin?

Robotik endüstrinin gereği olan yazılım ve tasarım programlarını devreye sokması lazım: Nokta…

 

 

 

BizGençler