Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

TÜSİAD başkanlarından gülle gibi mesajlar

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) dün 48. Genel Kurulu vardı. TÜSİAD bu toplantıda önemli bir projeye ve tarihi iki konuşmaya imza attı.  Adını değiştirip Türk Sanayicileri ve İşinsanları Derneği yaptı. Kısaltması olduğu gibi kaldı ve fakat TÜSİAD bu tüzük değişikliğiyle açılımına kadını da dâhil etmiş oldu. Bir nevi devrimdir bu. Bu devrimde TÜSİAD’abaşkanlık yapan Ümit Boyner ve Cansen Başaran Symes’in etkisi olmuştur mutlaka.

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik’in konuşmaları dolu dolu ve çok önemli mesajlarla yüklüydü. Her iki hatip de sözlerini iş adamı nezaketi içerisinde söylediyseler de sivil toplum örgütü temsilcilerinden beklenen ısrarcılık vardı.

Tuncay Özilhan dünyanın hızlı bir değişim sürecine girdiğine dikkat çekti ve Türkiye’nin bu değişime ayak uydurabilmesi için hızlı ve etkin kararlar alması gerektiğinin altını çizerek; şöyle dedi: “Bozulan gelir dağılımı, artan işsizlik, derinleşen yoksulluk, değerlerde çürüme ve yozlaşma birilerini ‘düşman’ ilan etmekle ortadan kalkmıyor. Sorunlar, teknolojik ilerleme ile gün geçtikçe daha da karmaşık hale geliyor.  Çözüm, yine ve ancak demokrasi içinde mümkün.”

 

AYRIŞTIRICI DEĞİL BİRLEŞTİRİCİ OLUN

 

İktidarın “ayrıştırıcı” değil, “birleştirici” söylemleri tercih etmesini isteyen Özilhan, “İktidar tüm toplumu kucaklamalı, muhalefetin önünü açmalı, sorunlarımızı beraber aşmak için, daha iyiyi hep beraber bulmak için topluma tartışma ortamı sağlamalı” dedi.

Özilhan yüzde 51’in onayı değil de yüzde 100’ün katılımı hedeflenirse, üstesinden gelinmeyecek problemin kalmayacağına vurgu yaptı.

Bütçe dengesinde bozulma eğilimleri görülmeye başladığına dikkat çeken Özilhan “üretmeden tüketiyoruz. Tüketmek için borçlanıyoruz” dedi.

Özilhan OHAL konusunda ise “son kez uzatılmış olmasını temenni ediyoruz” ifadesini kullandı.

OHAL meselesi TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik’in de gündemindeydi. “Acilen demokrasi ortamına dönmemiz en doğrusudur” diyen Bilecik; atılması gereken ilk adımın OHAL’in son bulması olduğuna vurgu yaptı.

 

GÖSTERMELİK DEMOKRASİ OLMAZ

 

Demokrasinin altın gibi kıymetli olduğuna dikkat çeken Bilecik, “Türk toplumu iyi bilir ki, ‘göstermelik’ demokrasi diye bir şey yoktur. Ayrıca demokrasi altın kadar kıymetlidir ama ne çeyreği vardır, ne de yarımı! Demokrasi alınıp satılmaz” dedi.  

Bilecik’in eğitim konusunda sarf ettiği sözler ise uzun süre Türk toplumunun kulağını çınlatacak cinstendi; Bilecik şöyle dedi: “Eğitim politikalarını gelecek seçime göre değil, gelecek nesle göre oluşturulmalıdır.”

TÜSİAD Başkanı Bilecik siyasetçinin kullandığı dilin toplumun bilinçaltı olduğunun altını çizerek;  “Diplomasi ise mümkün kılma sanatıdır. Toplumumuzu ayrıştırıcı değil, birleştirici söylemlerle, bizi üzen her problemin çözümünü sağlayabiliriz” dedi.

Bilecik konuşmasının sonunu “Unutmayın” diye bağladı: “Kavga kavgayı, barış barışı doğurur.”

 

 

 

BizGençler