Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

TÜSİAD ve TOBB sadece aidat almak için mi varlar?

 

Türkiye çok ağır bir travma yaşadı. Kimsenin aklının ucundan dahi geçmeyen darbe girişimi ile şok oldu.

Fakat 15 Temmuz ruhu da doğdu. Ölüm pahasına demokrasiyi koruyup kollayan ruh kendini gösterdi: Türk vatandaşı bedenini tankın önüne attı, top mermilerine göğsünü siper etti ve Fetö terör örgütüne fırsat vermedi.

Fetö terör örgütüne uzaktan yakından bulaşmış olanların acilen temizlenmesi ve toplumun bünyesinden bu virüsün kazınması gerekiyor. Hak ettikleri en ağır cezayı almaları için ne lazımsa yapması lazım.

Da… Her şeyin olduğu gibi bu işin de bir yolu yordamı olmalı değil mi?

Ülkenin yaşadığı olay siyasi bir çekişme değil ki o ona bir şey desin, bu buna bir şey desin ve hangisi okkalı laf etmişse o kazansın, iş bitsin! Ülkenin muhatap olduğu olay terör olayı! Darbe girişimi! Geçiştirilecek yanı yok yani!

Dolayısıyla faillerin bir an önce hâkim karşısına çıkarılmaları ve acilen yargılanmaları gerekiyor.

Zanlıların arasında subay, polis, üniversite öğretim üyesi, öğretmen, din adamı , hâkim, savcı, emniyet müdürü ve valinin yanı sıra iş adamları da var.

Bu iş adamlarının bazıları tutuklandı. Bazılarının şirketine kayyum tayin edildi. Kimilerinin şirketi ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi.

Bu kuruluşların arasında 10 binlerce insana dolaylı dolaysız istihdam imkânı sağlayan firmalar da var, hatırı sayılır ihracat yapan şirketler de var.

Hadi diyelim ki, iktidar ipe un seriyor! Hâkim olmadığı için sorgulanmaları yapılamıyor! Kâtip olmadığından dosyalar hazırlanamıyor!

TÜSİAD ve TOBB başta olmak üzere sivil toplum örgütlerine ne olur? Ağzını açıp da tek bir söz sarf eden yok!

Dilinizi mi yuttunuz be adam?

Yoksa siz sadece aidat toplamak ve süslü binalar inşa etmek için mi varsınız?

Elbette ki hâkim değiller ya da savcı değiller; “Bu adamlar suçsuz” diyecek halleri yok. Ama hâkim ya da savcı olamamasına rağmen “Bu adamlar suçlu” diyen ve onları tutuklatan siyasi otoriteye “İyi düşünün” veya “Bu adamları vakitlice mahkeme edin” diyebilirler. Demeleri lazım.

TÜSİAD, TİM ve TOBB ile onların alt örgütleri üyelerinin ortak menfaatini korumak ve sektörlerinin rekabet şanslarını güçlendirmek için varlar.

Üyeleri olan şirketlerin geç yargılanmaları, rekabet güçlerini kaybetmeleri anlamına gelir. Buna müsaade etmemeleri lazım.

Hepsinden önemlisi, yabancı sermayenin tutumu: Türkiye’nin yabancı sermayeye şiddetle ihtiyacı olduğu bir dönemde böylesine hassas bir sürecin içinde olmak her örgütü olduğu gibi Sivil Toplum Kuruluşları’nı (STK) da sorumluluk altına alır.  Bu kritik sürecin uzaması, yabancı yatırımcıların Türkiye ile ilgili tüm projelerini gözden geçirmeleri ve hatta askıya almaları demektir ki, hiçbir kurum ve sivil toplum örgütü bu sorumluluğu taşıyamaz.

İyi gün dostu olmanın ya da her şeyin yolunda olduğu dönemlerde başkan koltuğunda oturmanın başkandan başka kime ne faydası vardır?

İktidarlar nasıl kendi örgütlerine sahip çıkıyorlarsa, STKlar da kendi örgütlerine sahip çıkmalılar. Varlık nedenler o çünkü.

 

 

 

 

BizGençler