Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Yaparsa yine Ak Parti mi yapar?

Ak Parti, 16 senelik iktidarı süresinde sağlık, ulaştırma ve eğitim yatırımları yaptı. Ülkeye kazandırılan bu hastane, yol, tünel, köprü ve üniversite hizmetlerine kim kötü diyebilir ki?

Sağlık, eğitim ve güvenlik devletin asli görevidir zaten, elbette ki yapacak.

Da…

Her şeyin olduğu gibi hizmet yatırımlarının da bir plan dairesinde yapılması ve bütçelemesi lazım…   

Sağlık ve eğitim hizmetleri malum, ücretsizdir ve devlet bütçesinin önemli bir kısmı bu hizmetlere gider. 2016 yılındaki sağlık harcamaları 120 milyar liraydı ve 583 milyar liralık genel bütçenin yüzde 25’i bu hizmete gitti. Hakeza eğitim; o hizmet de 160 milyar lira ile verildi. Ki, bütçenin neredeyse yüzde 30’unu götürdü. Bu hizmetleri planlayanın bütçesini de iyi planlaması lazım. Sürdürülemeyen hizmet; ‘hizmet olmaktan çıkar, yük olmaya başlar’ çünkü.

120 milyar lira olan sağlık hizmeti harcamaları ertesi senelerde artarak büyüyor. Eğitim giderleri de öyle; o da büyüyor. Hâl böyle iken geriye bir tek bütçe gelirlerini artırmak kalıyor. O da Maliye’nin daha fazla vergi toplamasıyla mümkün.

 

Vergi olmazsa hizmet olmaz!..

 

Ekonomi büyüsün, sanayici ve esnaf para kazansın. Maliye de vergi toplasın.

Ak Parti’nin yanlışı burada oldu işte…

Vergi ödeyecek olan sektörleri desteklemedi. Sanayi ve teknoloji yatırımlarına önayak olmadı. Ar-Ge’yi teşvik etmedi. İnovasyon zaten aklına hiç gelmedi!

Özelleştirmeden elde ettiği parayı hizmete yatırdı. Borç aldı hizmet yatırımı yaptı. Şimdi o kaynaklar da kurudu. Bir tek şeker fabrikaları kalmıştı; onlarda gitti. Satacak bir şey kalmadı!

Bütçe gelirleri artmıyor ama giderleri gün be gün artıyor. E, haliyle Bütçe açığı meydana geliyor. Bütçe açığı Türkiye’nin en büyük meselesidir! Bütçe açık verdikçe, Türkiye borçlanmak zorunda kalıyor çünkü. O da kazandığının yabancıdan aldığın borcun faizine gitmesi demektir!..

Erdoğan meydanlarda ısrarla “hizmet politikası”ndan dem vuruyor ve “Hizmetlerin devamını istiyorsanız bana oy verin” diyor. Yine hastane, yol, tünel, köprü yapacak yani. İyi de “değirmenin suyu”  nereden gelecek?

Meral Akşener, Muharrem İnce ve Temel Karamollaoğlu “Sanayi” derken, “teknoloji” derken, “Endüstri 4.0” derken hizmeti reddetmiş olmuyorlar aslında. Onlar da “hizmet” diyorlar. Hem de “sürdürülebilir hizmet” diyorlar. Sanayi olmadan hizmet olmaz çünkü.

 

 

 

BizGençler