Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Yasama ve yargı olmasa da olur mu?

Türkiye “Başkanlık Sistemi”ni oylamak için adım adım referanduma doğru gidiyor.

 

Yolu açık olsun…

İktidarın Başkanlık Sistemi’ni ısrarla neden istediği belli: “Ülkeyi mükemmel bir şekilde yönetmeyi arzu ediyoruz ama Parlamenter Sistem elimizi kolumuzu bağlıyor. Başkanlık Sistemi’ne geçelim ve tek elden yönettiğimiz ülkeyi kısa sürede uçuralım.”

Ülkenin uçmasına mani olmak vatan hainliğiyle eşdeğerdir. Dolayısıyla “CHP vatan hainidir!”

Sadece sistemin adını değiştirmekle dahi ülkenin refaha kavuşacağı kanaati ağır basmış olmalı ki, MHP “Gelin görüşelim” teklifinde bulundu ve Anayasa’nın birkaç maddesini değiştirmekle referanduma gitmeye razı oldu.

Estirilen havaya bakılırsa Türkiye, 2017 yılının nisan ayında referanduma gider ve aynı senenin sonunda Türkiye ekonomisi, iki rakamlı büyüme trendine girmiş olur. 2018 yılından itibaren de hep iki haneli büyüyüp 2023 hedeflerini gerçekleştirir.

Her yiğidin bir yoğurt yiyiş tarzı vardır ve “İstim arkadan gelsin” tarzı, Türkiye’nin en belirgin tarzıdır.

Bu tarzın sayısız örneği varsa da bendeniz İstanbul’un yaşadığı şehirleşme politikasını örnek göstereceğim.

1970’li yılların ortalarına kadar İstanbul ahalisi, Sur içinde yaşıyordu. 1980’li yıllarda terör tehlikesi ve iş imkânının sebep olduğu göç dalgasından dolayı İstanbul Sur dışına taştı. Şayet o gün şehir planlı büyümüş ve tüm altyapısı kurulmuş olsaydı İstanbul bugün dünyanın en modern ve görkemli şehri olurdu. Olmadı!

Olmadı çünkü “istim arkadan gelsin” dendi ve İstanbul şehri koskoca bir gecekondu kenti olup çıktı. 150 sene uğraşılsa düzeltilemez!

Anayasa’da birkaç maddeyi değiştirmekle “Parlamenter Sistem”den “Başkanlık Sistemi”ne geçilmez ama burası Türkiye; bal gibi geçilir! Olmaz olmaz deme olmaz olmaz!

Türkiye’nin esas meselesi “Hukuk”tur. Türkiye hiçbir zaman “Hukuk Devleti” olmadı ve olması için en ufak bir şey yapılmıyor.

“Yasama”, “Yürütme” ve “Yargı” dendiğine bakmayın siz. “Yasama” ve “Yargı” olmasa da olur. Önemli olan “Yürütme”dir ve Anayasa’nın birkaç maddesini değiştirmekle “Yürütme” tek elde toplanmış olur. Maksat da o değil miydi? Hâsıl oldu.

 

 

 

 

 

 

 

BizGençler