Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Yerli otomobilin olsa biner misin?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “babayiğit” arıyor. “Dünya çapında markalara ihtiyacımız var” diyen Erdoğan, Türk iş âleminin her kesimine seslenip, içlerinden yerli otomobil üretecek bir babayiğit çıkarmalarını istedi. Erdoğan’ın 15 senedir üzerinde ısrarla iki konudan biridir yüzde 100 yerli otomobil üretimi. Diğeri ise malum, en az 3 çocuk!

En az üç çocuk telkini tuttu. Eğitim ve istihdam planlaması yapılmamış, ihtiyaç duyulan yeşil alan ve oksijen hesaplanmamışsa da vatandaş üç hatta dört çocuk sahibi olmak için gayret gösteriyor. “Saldım çayıra, Mevla’m kayıra durumu” var biraz ama olsun, vatandaş fazla sorgulamadan benimsedi bu sözü.

 

Babayiğidi olmayan TÜSİAD!

 

“Yerli otomobil” meselesi öyle mi ya? Erdoğan “yerli otomobil” meselesini 18 Mayıs 2017 günü önce TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’nde seslendirdi. Türkiye’de fason da olsa, hemen her markanın üretimi yapılıyor ve bu üreticilerin tamamı TÜSİAD üyesi. Erdoğan’ın “TÜSİAD üyelerinden cesaretli adım bekliyoruz. Şu salondan babayiğit çıkmıyorsa, dükkânı kapayalım” dediğinde hepsi o salonda olmasına rağmen aralarından tek bir babayiğit çıkmadı!

 

Babayiğit TOBB’da çıktı!

 

24 Mayıs 2017 günü TOBB Genel Kurulu vardı ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Biz yüzde 100 yerli otomobil üretmeye hazırız” dedi. Erdoğan’ın aradığı “babayiğit” bulunmuştu.

“Yüzde 100 yerli otomobil” görevi TOBB’a verilmiş oldu. Kongreden 2 gün sonra TOBB yetkilileri ve Hükümet kanadı bir araya geldi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü kolları sıvadı; 6 Haziran 2017 günü gerçekleştirilen TOBB Yönetim Kurulu Toplantısı’nın birinci maddesi; yüzde 100 yerli üretimiydi. O gün yol haritası çizildi. TOBB çatısı altındaki şirketler birleşip bir tesis kuracaklardı. Erdoğan’ın çok önemsediği bu üretim çok önemli olduğu ve her türlü teşvikin verileceği şuuruyla yola çıkıldı.

Buraya kadar her şey iyi gitti. De… Ya sonrası?

 

Otomobil üretimi, kapuz ekmeye benzer mi?

 

Otomobil üretimi karpuz üretimine benzemez ki! “Karpuz olmadı”, deyip ertesi sene kavun ekesin!

Otomobil üretmek için milyar dolarlarla ifade edilen entegre tesis kurmak lazım. Bu tesise saç olarak giren ürün sondan otomobil olarak çıkıyor ve saatte bir otomobil üretiliyor bu entegre tesisten.

O otomobili pazarlamak ve satmak meselesi var bir de ki, zor mu zor! Amerika, Almanya, Japonya ve Fransa dünya otomobil pazarının yüzde 80’ini elinde bulunduruyor. Geriye kalan yüzde 20’lik pazarda İtalya, Güney Kore, Malezya, İngiltere, Rusya, Çin, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Hindistan ve İsveç kıran kırana rekabet yaşıyor.

 

Uçak üretmek daha mı akıllıca?

 

Bir firmanın tek modelden en az 600 bin satması lazım ki, maliyetleri makul seviyelere çeksin. Ayrıca bir başka şart da üretim ve kârlılığın sürdürülebilir olmasıdır. Bu kadar dev rakibe rağmen üretim yapmak her babayiğidin işi değildir.

Türkiye otomobil üretmeye değil de uçak üretmeye yönelse daha doğru bir karar vermiş olur. Türk havayolu şirketleri toplam 400 uçak siparişi verdi. Her sene yeni siparişler veriyor. Türkiye’nin ihtiyacı üretilse gene de para kazanır.

 

Yatırımı bilgi endüstrisine yapın, ülke kurtulsun

 

Türkiye vagon, yat, gemi üretiyor. Otomobil de üretse elbette ki iyi olur ama piyasa şartları pek de olumlu sinyal vermiyor!

Rifar Hisarcıklıoğlu hem Kayserili, hem de basiretli bir iş adamıdır. Yerli otomobil için doğru bütçe yapacağını ve plansız hareket etmeyeceğini ümit ediyorum.

Otomotiv sektörü müthiş bir ivme kazandı. Caddelerde sürücüsüz araçlar dolaşmaya başladı. Ülkelerin birçoğu 15-20 sene sonra benzinli ve mazotlu araç kullanımını yasaklayacaklarını duyurdular. Elektrikli ve sürücüsüz otomobillerin her birisi ayrı bir bilgi ürünüdür.

Türkiye’nin otomotiv endüstrisinden önce bilgi endüstrisine girmesi gerekmektedir. Yatırımlarını ülkedeki genç beyinlere yapması daha akıllı bir uygulama olacaktır. Türkiye’nin Ar-Ge ile yatıp inovasyonla kalkması; gece gündüz Endüstri 4.0 devrimini düşünmesi lazım.

 

 

 

 

BizGençler