Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Yüzde 50 başarıdır ama o kadar da büyütmeyin!

1 Kasım 2015 Genel Seçimlerinde Ak Parti yüzde 49.48, CHP ise yüzde 25.31 oranında oy aldı.

Yüzde 25 oy CHP’nin çekirdek oyudur ve senelerdir hemen hiç değişmemiştir.

Ak Parti’nin çekirdek seçmeni “Milli Görüş” geleneğinden gelen insanlardan oluşmaktadır ve onun oy oranı da en iyi dönemlerde bile yüzde 15’i geçmemiştir. Diğerleri ANAP, DYP, SP ve bir miktar da MHP seçmenidir. Hatta (MHP hariç) bu partilerin genel başkanları Ak Parti’de yer almış durumdadır.

Ak Parti’yi kuran kadro 3 Kasım 2002 Genel Seçimlerinde o yüzde 15 oy potansiyelini yüzde 34.28’e çıkarmıştı.

Recep Tayyip Erdoğan da yüzde 34.28 oy oranını yüzde 49.48’e yükseltti ve kendisi de Cumhurbaşkanlığı koltuğuna çıkıp oturdu.

 

Her lider yüzde 50 oy aldı

 

Yüzde 50 başarıdır tabii. De… Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Turgut Özal da erişti yüzde 50 oy nispetine.

Adnan Menderes’in (Demokrat Parti’si (DP) hemen her seçimden yüzde 50 ve üzeri oy almıştır.  1954 yılında aldığı yüzde 57.6’ye yükselerek rekor kırdı.

Hakeza Süleyman Demirel: DP’nin devamı olan Süleyman Demirel’in Adalet Partisi (AP) de genelde yüzde 50 ya da yakınında oy almıştır.

Turgut Özal’ın Anavatan Partisi (ANAP) de yüzde 45.1 nispetinde oya kadar çıkmıştır.

 

“Sağ” ve “sol” parti

 

Türk siyasi hareketini “sağ” ve “sol” diye iki kategoride ele almak mümkün.

“Sağ partiler” belli: DP, AP, ANAP, DYP, Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi (RP), Saadet Partisi  (SP) ve Ak Parti.

“Sol partiler” de belli: Atatürk ve İsmet İnönü’nün Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Bülent Ecevit’in Demokratik Sol Partisi (DSP). Bir de Erdal İnönü’nün Sosyal Demokrasi Parti (SODEP).

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit (CHP) Kıbrıs Harekâtı döneminde başbakandı. O rüzgâr ile yelkenini şişirdi; ve 1977 genel seçimlerinde oyunu yüzde 41.4’e çıkardı ve Bülent Ecevit o tarihte “Azınlık Hükümeti” kurup Başbakanlık koltuğuna tekrar oturdu.

Türkiye’de 1950 çok partili süreç başladıktan sonra birkaç istisna dışında hep “sağ partiler” iktidar oldu.

“Sağ Partiler” milliyetçi ve mukaddesatçı partilerdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yüzde 25 çekirdek oyu dışındaki oylar bu “Sağ Partiler” tarafından paylaşılırdı.

 

Koalisyonlar neden kuruldu?

 

Yüzde 50 civarında oy alan tek başına iktidar olurdu. Böyle bir sonuç alınmamışsa o dönemlerde de koalisyon hükümetleri görev yaparlardı.

DP, AP, ANAP, DYP, MSP gibi “sağ partiler”in seçim meydanlarında kullandıkları dört argüman vardı:

1)       CHP

2)       Milliyetçilik

3)       Mukaddesatçılık

4)       Dış düşman

CHP Türkiye’de cumhuriyet rejimini kuran bir partiydi ve gerçekleştirdiği reformu kalıcı hale getirmek için radikal kararlar almıştı. Dolayısıyla aleyhinde kullanılacak birçok malzeme vardı. 1950’den sonraki CHP de geri kalmadı siyasetçilere ve siyaset mühendislerinin değirmenine su taşıma konusunda.

DP, AP, ANAP ve DYP “milliyetçilik” ve “mukaddesatçılık” mefhumunu kontrollü ve ılımlı kullanmışlardı. Milliyetçiliğe MHP, mukaddesatçılığa da MSP sahip çıkmıştı.

 

Erdoğan’ın Menderes ya da Özal’dan farkı

 

DP, AP, ANAP ve DYP vatandaşa baraj, fabrika yatırımı, turizm gibi büyük projelerden söz etmiş, MSP ve MHP ise seçmene daha fazla duygusal taraftan yaklaşmış, (tabiri caizse) damardan girmişti.

Recep Tayyip Erdoğan “milli görüş” geleneğinden gelen bir siyasetçiydi ve herkesi etkileyen bir hitabet gücüne sahipti. Manevi değerleri öne çıkardı. Dinden diyanetten bahsetti.

Türk toplumu “kahramanlık hikâyeleri” ve “dini menkıbeler”le büyümüş ve olgunlaşmış bir toplumdur. Vatandaş Tayyip Erdoğan’ın söylediği sözlerden hoşlandı; onun kendilerine verdiği ulaşım ve sağlık hizmetlerini takdirle karşıladı.

Yüzde 50 nispetindeki oyun özeti üç aşağı beş yukarı budur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “Hatipliğini kullandı, vatandaşa hikâye anlattı ve iktidar oldu” diyenler haksızlık ediyorlar. Vatandaşın beğenisini toplayan birçok hizmete de imza atmıştır. Bu hizmetlerin sürdürülebilirliği Erdoğan’ın iktidarda kalmasının ölçüsü olacaktır.

Hizmet sürdüğü müddetçe iktidar da sürecektir. Hizmet kesildiğinde iktidar yetkisi de geri alınacaktır.

 

 

BizGençler