Yazarlar

Metiner Sezer

Metiner Sezer

Zor şeyler bu kadar kolaylaştırılabilirdi; tebrikler Bülent Eczacıbaşı

Bülent Eczacıbaşı başarılı bir iş insanıdır ve herkes kabul eder bunu. 45 yıllık iş hayatını anlatan bir kitap yazdı. O’nun “İşim gücüm bu benim” adını verdiği bu kitap emsallerinin kaleme aldığı biyografi kitaplarından oldukça farklı. Bülent Eczacıbaşı, “her şeyi bilen” müteşebbis gibi görünme yerine “her şeyi merak eden” bir iş insanı profili çizmiş bir kere. Kitabı şöyle bir karıştırınca, satırlar arasında “araştıran”, “soruşturan” bir iş insanın dolaştığı hemen fark ediliyor. Kendi görüş ve düşüncelerine de yer vermiş elbette ki ama kitabın önemli bir kısmını işin uzmanlarına ayırmış.

Türk toplumunun sahip olduğu “müteşebbis ruh” genetiktir. Teşebbüse geçmek, ataklık, risk alma duygusu kanında vardır Türk insanının ama sürdürülebilirlik, maalesef yoktur kültüründe! Şirketi kurar, para da kazanır ama onu ikinci kuşağa taşıyamaz; hele üçüncü ve dördüncü kuşağa taşıyanın sayısı bir elin parmağını geçmez.

Bülent Eczacıbaşı, aile şirketlerindeki hastalığı irdeliyor ve bir kısım şirketin bu hastalığı atlatma başarısı gösterdiğine de işaret ediyor ancak yönetim zafiyetinden dolayı onların da düşebildiklerine, başarısız olabildiklerine ve hatta batabildiklerine dikkat çekiyor.

Bülent Eczacıbaşı “İşim gücüm budur benim” kitabında  “yönetim”, “ekonomi”, “sürdürülebilirlik”, “toplum” ve “kültür – sanat” alanlarına odaklanmış ve her birisi kendi konusunun uzmanı olan 10 akademisyenle gerçekleştirdiği sohbetleri ve kendi tecrübelerini paylaşmış. 

Aile şirketleri meselesi Türk iş dünyasının en önemli problemlerinden biridir ve Eczacıbaşı bu konuyu, “yönetim” başlığı altında toplamış.

Bülent Eczacıbaşı’nın aile şirketleriyle ilgili düşüncesini noktasına virgülüne dokunmadan paylaşıyorum:

“Yaşlılık ve yaşlılığa bağlı hastalıklar, insanların olduğu kadar şirketlerin de bir gerçeği… Yaşayan organizmalarda olduğu gibi şirketlerde de canlılığı sağlayan hassas dengeler zamanla bozulabiliyor; dinamizm ve risk alma iştahının azaldığı çok sık görülüyor. Damar tıkanmalarına, eklem kireçlenmelerine benzer hastalıkların şirketlerde meydana gelmesinin belki de en önemli nedeni, liderlik ile yönetim işlevleri arasındaki dengenin bozulması oluyor.”

 

HENRY FORD ÖRNEĞİ

 

Şirketlerin kuruluş safhasına genellikle güçlü bir girişimci liderin damga vurduğuna işaret eden Eczacıbaşı; “yönetişim” eksikliğinin ise şirketi aşırı bürokrasi ve motivasyon eksikliğine nasıl teslim ettiğini anlatıyor. Şirketinde güçlü bir yönetişim yerleştiremediği için kuruluşunu batma noktasına getiren ünlü girişimcilere Henry Ford’u örnek gösteren Bülent Eczacıbaşı; şu açıklamayı yapmış:

“Efsanevi iş insanı Ford, geçen yüzyılın başında otomobil sanayiinde seri üretimi başlatarak büyük bir devrim gerçekleştirmiş, sanayi tarihinin en etkileyici başarı öykülerinden birini yaşamıştı. 1930’lara gelindiğinde dünyadaki otomobillerin üçte biri Ford’un şirketleri tarafından üretiliyordu. Ne var ki, yönetişimi geliştirmek şöyle dursun, Henry Ford şirketinin denetlenmesine dahi izin vermiyor, özellikle finans uzmanlarına güvensizliğiyle tanınıyordu.”

Bereket versin ki 1947 yılında vefat eden Henry Ford’un yerine geçen torunu Henry Ford II, yönetişimin önemini idrak etmiş bir iş insanıydı da en yetkin yöneticileri göreve getirerek; erimiş ve ezilmiş şirketi yeniden hayata geçirdi.

 

GENERAL MOTORS ÖRNEĞİ

 

“Kurumsal yönetim” anlamına gelen “yönetişim” eksikliğinin şirketleri ne hale getirdiğini Ford örneğiyle açıklayan Bülent Eczacıbaşı,  lider yetiştiremeyen bir kuruluşun ne tür sorunlarla karşılaşabileceğini ise General Motors örneğiyle; şöyle açıklamış:

“Yönetişim alanında şirketler tarihinin en büyük inovasyonlarından bazılarını gerçekleştirmiş olan General Motors, seksen yıla yakın bir süre dünya otomotiv sanayiinin öncülüğünü elinde tuttuktan sonra başarılı liderler çıkaramadığı için pazar kaybetmeye başlamış, kendi bürokrasisinin ağırlığı altında çökerek 2009’da iflas koruma için mahkemeye başvurma durumunda kalmıştı.”

Bülent Eczacıbaşı bu konuyu Yönetim Yazarı Peter Drucker’in “Yöneticilik, işleri doğru yapmaktır; liderlik, doğru işleri yapmaktır” sözü ile bağlamış.

“Aile şirketimiz var ve onu yaşatmak istiyoruz” diyenlere, Bülent Eczacıbaşı’nın “İşim gücüm budur benim” kitabını okumalarını tavsiye ederim.

 

BizGençler